Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset Sek Yayınları Sayfa 123

“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 123 Semih Ofset Sek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset Sek Yayınları Sayfa 123

1. Kılık Kıyafette Yapılan Düzenlemeler ve Şapka Kanunu’nun Kabulü (25 Kasım 1925)

Osmanlı Devleti çok uluslu bir yapıya sahipti. insanlar, inançlarına, milletlerine ve toplumsal konumlarına göre farklı kıyafetler giyiyorlardı. Yöneticiler mevkilerini gösteren kıyafetler giyerken her dinin görevlileri de kendi dinî kıyafetlerini taşıyorlardı. Farklı inançtan insanların kıyafetleri de farklı renklerdeydi. Örneğin III. Selim döneminde Müslümanlar sarı, Ermeniler kırmızı, Rumlar siyah, Yahudiler mavi ayakkabı giyiyorlardı. Batilı ülkelerde ise yerel kıyafetlerden ayrı olarak insanlar XIX. yüzyıldan itibaren genel bir kıyafete sahipti. Erkekler ceket, pantolon ve şapka, kadınlar ise manto kullanıyorlardı.

Kıyafet alanında köklü düzenlemeler getiren II. Mahmut, asker ve memurlara pantolon, ceket ve fes giymeyi zorunlu hâle getirdi. Başta tepkiyle karşılanan fes, zamanla kabul görerek yaygınlaştı. Gençlik yıllarında dahi fesi Türk milleti için uygun bir başlık olarak görmeyen Mustafa Kemal, görünüş olarak da Türk milletini çağdaş bir görünüme kavuşturmak istiyordu. Türk milletinin kısa sürede fes yerine şapkayı kullanmaya başlayacağını düşünüyordu. Mustafa Kemal, çağdaş kıyafetleri tanıtmak amacıyla Kastamonu’ya bir gezi düzenledi (1925). Bu gezide başında şapka ile halka şunları söyledi:

‘Uygarım, diyen Türk Cumhuriyeti halkı, fikriyle, düşünüş biçimiyle uygar olduğunu kanıtlama ve gösterme zorunluluğundadır. Nihayet ‘Uygarım.’ diyen Türkiye’nin gerçekten uygar olan halkı, baştan aşağı dış görünüşüyle dahi uygar ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermek zorundadır. Uygar ve uluslararası kıyafet bizim için, çok cevherli milletimiz için uygun bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya potin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı başlık… Bunu açık söylemek isterim: Bu başlığın ismine şapka denir.” (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 227.)

Mustafa Kemal’in Kastamonu gezisinden sonra (Görsel 3.20) 25 Kasım 1925 tarihinde, Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun kabul edildi. Fes yasaklanarak şapka kullanılmaya başlandı. 3 Aralık 1934’te Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun ile din görevlilerinin dinî kıyafetlerini ibadet yerleri dışında kullanmaları yasaklandı. Yalnızca, Diyanet işleri Başkanı ile Rum ve Ermeni Patriği gibi diğer dinlerin en üst yetkilileri bu kararın dışında bırakıldı. Kadının kıyafeti konusunda ise herhangi bir yasal düzenleme yapılmadı. Bu alanda yapılan düzenlemeler halkçılık, laiklik ve inkılapçılık ilkeleri ile doğrudan ilişkilidir.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf Semih Ofset Sek Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 123 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Tarih Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!