Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 62

“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 62 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 62

Rumeli’de İstimâlet ve Koruma Politikası

İstimâlet politikası, OsmanlIların Balkan hâkimiyetini kolaylaştıran faktörlerden biridir. Osmanlılar, İslam’ın gayrimüslimler için tanıdığı zimmi hukukunu en geniş anlamıyla uygulamıştır. Cizye ödenmesi dışında onları Müslüman tebaadan ayrı tutmamış; canlarını ve mallarını korumayı Allah’ın bir emri ve devletin başlıca ödevi bilmişlerdir. Osmanlı müsamahası, devletin Müslüman ve gayrimüslim bütün tebaayı korumayı ödev bilmesi, Osmanlı egemenliğinin hızla yayılmasını sağlayan faktörlerdendir. Bu siyaset, Osmanlı kaynaklarında “istimâlet” adıyla ifade edilmiştir.

Osmanlı devlet rejimi, din ve ırk ayrılığı gözetmeyen bütün tebaayı Osmanlı Devleti şemsiyesi altında birleştiren siyasi bir düzendir. Bu düzen, XIX. yüzyılda Bulgarlar, Sırplar ve Yunanlar millî devletler kurmak için ayaklanıncaya kadar Balkanlardaki halk kitleleri tarafından kabul edilmiştir.

Osmanlı Devleti, Balkan fetihlerinde “Toprak ve reaya sultanındır.” prensibini ilan ederek toprağı ve köylü emeğini devlet kontrolü altına almıştır. Osmanlı Devleti, himayesine giren feodal beyleri ve voyvodaları tımar sahibi yapmıştır. Zayıflayan Bizans ve Balkan devletlerinde toprağı ve köylü emeğini kontrol altına alan yerel feodaller yerine merkezî otoriteyi tesis etmişlerdir.

Osmanlı’nın Balkan fetihleri sırasında Avrupa’da kargaşa hâkimdi. Papalık ve imparatorluklar çözülme hâlindeydi. Bununla beraber millî devletler doğmaya başlamış ve XIV. yüzyıl Avrupa’sının en önemli hadisesi olan Yüzyıl Savaşları başlamıştı. Avrupa’da ilim ve kültür laiklerin eline geçmiş, ticaret ve sanayi sayesinde zenginleşen şehirli tabaka ise edebiyat ile sanatı himayesine almıştı. Yine bu dönemde Katolik Kilisesi ikiye ayrılmış ve Avrupa büyük bir çıkmaza girmişti. Bu durum elinde büyük bir servet bulunduran ve dünya işleriyle fazla meşgul olan kiliseye karşı bir cephe oluşturmuştu.

Batı Avrupa’da temel güç ve düzen kaynağının kilise olduğu bir ortam bulunuyordu. Hristiyan olmayanlar, dışarıda kabul ediliyordu. Hristiyanlığın bu dine mensup hükümdarlar tarafından Avrupa’da yaygınlaştırılması süreci çoğu zaman dinin kılıç zoruyla yayılması ve zoraki bir Hristiyanlaştırma geleneği çerçevesinde gerçekleşmişti. Papalık inancı kendi tekeline aldığından Hristiyanlar dahi farklı düşündükleri takdirde şiddete ve cezalandırmaya maruz kalıyordu.

Gerek Avrupa’daki siyasal birimlerin içinde yaşayan Museviler gerekse ülkeleri Avrupa dışında olan Müslümanlar dinsiz sayılıyordu. Avrupa’da hem Papalık hem de monarşiler iktidarlarının kaynağını dinden alıyordu.

Yahudiler, Hristiyan Avrupa’da antisemitist yaklaşımlarla yüzyıllar boyunca dışlanarak ve hor görülerek yaşamıştır. Modern çağlara kadar hemen hemen hiçbir Avrupa ülkesinde Hristiyanlarla eşit haklara ve doğrudan siyasi güce sahip olamamışlardır. Dolayısıyla genel olarak getto denilen kent dışı yerleşim yerlerinde yaşamışlardır. İspanya’da Yahudiler din değiştirmeye zorlanmıştır. Avrupa’da büyük bir baskı altında olan Yahudiler, Orta Çağ’ın sonlarına doğru İngiltere, Fransa ve Almanya’dan Polonya’ya doğru göç etmiştir.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 62 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Tarih Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!